Bize Ulaşın

“Uluslararası alanda değer yaratıyoruz”

Karaca Paslanmaz Genel Müdürü Hüseyin Karaca ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sizlerle paylaşıyoruz.

Sorularımıza geçmeden önce sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz?

Karaca Paslanmaz’ın hikâyesi ileri görüşlü bir ticaret adamı olan Şükrü Karaca’nın 1979 yılında firmayı kurmasıyla Bayrampaşa’da başladı. Demir çelik ticareti ile başlayan yolculuk 2006’da paslanmaz çelik ticareti ile devam etti. İlk olarak İkitelli’de tohumları atılan kuruluş, 2012 yılını yenilenme ve yapı lanma yılı ilan eden Hüseyin Karaca ile ivme kazanıp gücüne güç kattı. Temel prensibi mükemmellik arayışıyla büyüyen güvenin, kaliteli hizmetin ve ileri teknolojinin adresi olan Karaca “şartsız müşteri memnuniyeti” anlayışıyla hizmet vermeye devam ediyor.

Firmanızın bünyesinde hangi faaliyetler gösteriliyor?

Müşterilerinize hangi ürün ve hizmetleri sunuyorsunuz?

Firmamız müşterilerimizin hammadde darlığını yaşamamaları için iç ve dış ticaret alanında yapmış olduğu çalışmalarla yüksek stoklarla çalışıyor. Böylelikle ürün çeşitli ile müşterilerimizin taleplerine hızlı bir şekilde cevap veriyoruz.

Teknolojik gelişmeleri üretim sürecine dâhil ediyor musunuz? Genellikle hizmet verdiğiniz sektörlerden bahseder misiniz?

Her türlü beklentiye cevap verebilecek yüksek teknolojimiz sayesinde paslanmaz çelik bir kumaş gibi işleniyor. Böylece istenilen ebat ve nitelikteki ürünler uluslararası kalite anlayışıyla hazırlanıp üreticiye sunuluyor. Kalite bir seçenek değil standart olarak belirleyen ve dolayısıyla yüksek kaliteli üretim prensibi tüm ürün süreçlerine yansıtan Karaca, öncü marka olmanın geliştirdiği çevre, emniyet ve sağlık politikasına uygun üretim anlayışını benimsiyor. Bir orkestra ahengi ile çalışan fabrikada üretime katılan her enstrüman görevini büyük bir ciddiyet ve hassasiyetle yapıyor. Karaca’yı farklı kılan ise yalnızca yüksek teknolojisi değil, alanlarında uzman ve eğitimli bir ekibin kusursuz paslanmaz çeliğin, aynı şekilde kusursuz müşterilerine hitap etmesi… Karaca; yüksek teknolojik, hijyenik ve tartışmasız kalite anlayışı ve 100% müşteri memnuniyetiyle ama hepsinden önemlisi ise tüm çalışanların yarattığı güç ile hareket ediyor.

Paslanmaz çelik sektörü ülkemizde her geçen gün gelişiyor ve büyüyor. Siz ülkemizde paslanmaz çelik sektörünün genel durumu ve piyasası hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ülkemiz açışından paslanmaz çeliğin her geçen gün içinde gelişiyor olması çok önemli ve sevindirici, ancak paslanmaz çeliğin hala istenilen konuma ülkemizde ulaşamaması üzücü ve bir o kadar da düşündürücü. Çünkü paslanmaz çeliği kendimiz üretemiyoruz.

2 DEMİR ÇELİK STORE | Ağustos’16

“İleri teknoloji ve şartsız müşteri memnuniyetiyle hareket ediyoruz”

Bu konuda dışa bağımlıyız. Dolayısıyla tüketimimiz ve ihracatımız da az. Bu konuda örnek verecek olursak, demir çelik sektöründe üretim yapan dünyanın en kalite demir cevherini üreten firmalarımız mevcut. Ancak bu şekilde paslanmaz çeliğin yerli üretimini, ihracatını yapamıyor ve ülke ekonomisine katkı sağlayamıyorlar. Ülkemizde yarı mamul olarak üretim yaparak paslanmaz çeliğin tüketim ve ihracatının artırmak mümkün değil. Bu konuda yerli yatırımcı ve %100 yerli sermaye büyük önem arz ediyor. Çünkü belli bir noktada yabancı yatırımcının parası yabancı ülkelere gidiyor. Örneğin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devlet başkanlarıyla bir araya geldiği bir akşam yemeği sırasında Türk garsonun şarabı dökmesinden rahatsız olan Japon liderin garsona tepki göstermesi üzerine Atatürk şu sözleri sarf etti; ‘”Ben bu millete her şeyi öğrettim ama uşaklık yapmayı öğretemedim.” Buradan anlayacağımız yabancı şirketlerin ülkemizde istihdam yaratmalarının büyük önemi olabilir ancak bizlerde bu büyük şirketlere sahip olarak daha önemli işler çıkarabiliriz.

Paslanmaz çelik kullanıcıları malzeme kalitesi, malzeme tercihi konusunda ne kadar bilinçli? Bu durum sektördeki rekabete nasıl yansıyor?

Bu konuda üzülerek belirtmek isterim ki bilinçli bir tüketim söz konusu değil. Biz gelen müşterilerimize her alımlarında özellikle malzemeyi nerede kullanacakları hakkında bilgi alarak ona göre yönlendirme yapıyoruz. Bu konuyla ilgili örnek verecek olursak, mesela iç mekâna kullanılacak olan malzeme 430 kalitedeyken, müşterilerimiz rahatlıkla paslanmaz olsun da ne olursa olsun düşüncesinden hareketle malzeme talep ederek hem kendi bütçesine zarar veriyor hem maliyeti yükseltiyor hem de rakip firmayla rekabet gücünü azaltıyor. Biz de maalesef buna bilinçli tüketim diyemiyoruz. Şimdi burada bir genelleme yapmak doğru olmaz ama çeşitli seminerler, eğitimler ve söyleşilerle bu konunun da üstesinden geleceğimize inanıyoruz.

Paslanmaz çelik sektörünü Avrupa ile kıyasladığımızda ne gibi bir tablo ortaya çıkıyor? Sizce paslanmaz çelik kullanımının yaygınlaşması için neler yapılabilir?

Avrupa birçok yerde kaliteli malzeme kullanırken, Türkiye’de örneğin gıda sektöründe bile bırakın 430 kaliteyi, halâ galvaniz kullanan firmalar var. Bu firmalar sağlığımızı, dünyadaki konumumuzu hiçe sayıyorlar. Bu tür sorunları da yine eğitim ile aşacağımıza inannıyorum.

Ar–Ge faaliyetleriniz ve yeni yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Ar – Ge çalışmalarımız bu konuda çok önem arz ediyor. Ekibimizle sürekli dünya paslanmaz çelik sektörünü araştırıp tesisleri ziyaret ederek ortak çalışma noktalarını buluyoruz. Aslında kaliteden, istikrardan ödün vermeyen dürüst ve güven duyulan bir firma olunca size birçok kapı açılıyor ve bir şekilde sizi buluyorlar. 1950’lili yılların başında 1 milyon ton civarında olan dünya paslanmaz çelik üretimi, 20. yüzyılın sonunda 20 milyon tona ulaşmıştı. 2016 yılında ise dünya paslanmaz çelik üretimi 30 milyon ton olacak. Kişi başına düşen paslanmaz çelik tüketimi ise gelişmiş ülkelerde 6,5 7 kilogram, Türkiye’de ise paslanmaz çelik tüketimi 1,5 Kilogram civarında. 3. Uluslararası Paslanmaz Çelik Forumu’nun tahminlerine göre; 2003 yılı dünya paslanmaz çelik üretiminin

20. 9 milyon tona ulaşacağı bekleniyor. 2002 yılı üretimine göre (20,1 milyon ton) 2003 yılı üretiminde yüzde 4’lük bir artış gerçekleşmiş olacak. Dünya paslanmaz çelik talebinin 2004 yılında, bugüne kadar en yüksek miktar olan 22,5 milyon tona ulaşması bekleniyordu. Dünyada paslanmaz çelik üretimi 2000 yılında 20,8 milyon ton iken 2006 yılında 26,9 milyon ton oldu.

Yeni yatırımlarımızla ilgili olarak Silivri Ortaköy sanayi bölgesinde inşaatı süren 20.000 m2 kapalı alana sahip olduğumuz fabrikaya dilme taşlama boy kesme faaliyeti yapacağız.

Kısa ve uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz plan ve projeleriniz neler?

Kısa vadede demir çelik ve paslanmaz çelik şeklinde ayrılan iki şirketimiz için bir entegre tesis kurup ikini birleştirmek istiyoruz. Uzun vadede ise, şirketlerimizi ayrı ayrı üretim tesisleri haline getirip, profilden haddeye, yassı mamule kadar üretimlerimizi yaparak, kendi ülkemizin faaliyet gösterdiği alanda uluslararası arenada bir dünya değeri yaratmak istiyoruz.

Son olarak şunları eklemek istiyorum; ülkemiz zor günlerden geçiyor ama büyük zorluklardan büyük birliktelikler doğar. Allah birliğimizi dirliğimizi bozmasın. Bu ülkede işçisiyle, patronuyla, genciyle, yaşlısıyla hepimiz vatanımız için varız ve daha ileriye gitmek için güneşli gülerin geleceğine inanıyoruz.