Bize Ulaşın

Türkiye’de paslanmaz çelik üretilmesi gerekmektedir. Çünkü bunu yapabilecek yeteneğimiz var cevher olarak. Krom madeni ülkemizde oldukça yaygın olarak mevcuttur.

Dışarıdan ithal ettiğimiz her ürün için yurtdışına döviz gönderiyoruz. Bizim dışarıdaki dövizi kendi ülkemize çekip ekonomik olarak kalkınmamız lazım. Bizim yerli milli iş adamlarımıza ihtiyacımız var. Sakıp Sabancı gibi vatanperver olmalıyız. Yaptıklarını yazdığı gibi yapamadıklarını da kâğıda dökmüştür. Neyi yapamadığını diye sorduğumuzda New York ‘da çok işlek bir caddede plaza oteli almak istemiş ancak alamamış. Kısmet olmamış neden bu kadar istediğini sorduğumuz da orası lokasyon itibariyle her yıl milyonlarca turist ağırlayan bir yer. Biz orayı alıp önüne Türk bayrağını dikmeliyiz. Hem ülkemizin reklamını yapmalıyız hem gelen Türk işadamlarına burada ufuk açıp olanaklardan sunmalıyız demiş, Ne denli milli ve yerli iş adamı olduğunu anlamış bulunuyoruz. Aslında Ticaret arayışı sürekli artarak devam etmelidir. İnsanlar önce kendi ruhsal sağlığı için sonra ailesi için sonra akrabaları için sonra ülkesi milleti için sonra mensup olduğunu din için İslam alemi için ve sonrasında dünya insanlığı için çalışmalıdır.

Başarı sermayelerini doğru kullanmalıdır. Akıl teri ile alın yerini doğru orantıda çalıştırmalıdır.
Keza M. Kemal Atatürk Savarona yatında devlet adamlarına verdiği yemekte garsonun şarabı dökmesine bozulan mevkidaşına ben bu millete her şeyi öğrettim de bir uşaklık yapmayı öğretemedim demiştir. Bize böyle inanan devlet adamlarına borcumuzu ödemek için bizim de imanımız işimizin hakkını vermemiz Türk sanayi iş adamlarımızı desteklememiz gerekmektedir. Yabancı sermaye bizden önemli değil Su akar içinde kum kalır misali gibi…

Konumuza dönecek olursak çok basit bir mantık aslında bildiğimiz üzere birkaç firma ortaklığında Türkiye’de üretim yapılacaktı. Devletten tüm teşvik ve imtiyazları almalarına rağmen bu üretim gerçekleşmedi. Çünkü bahsettiğimiz gerçek bir üretim, Topraktan cevherin alınmasıyla başlayıp, içindeki materyallerin ayrılmasıyla devam edip, Nikel, Molibden gibi gerekli olan element kimyasallarını ilave edip sıvı ark ocağında kaynayıp yassı mamul haline gelmesiyle elde edilen paslanmaz çeliklerin Türkiye tüketimi 570,000 bin tondur. Ancak biz sadece Türkiye tüketimini değil bu ürün global ortamda pazarlayıp tüm dünya ya ihraç etmenin derdinde olmalıyız.

Demir çelik Dünyanın en kaliteli 3. Cevherini ortaya koyup ödüller alabiliyorsak Paslanmaz Çelikte ’de bunu yapabiliriz ve yapmalıyız. Burada dikkat etmemiz gereken posco burada üretim yapmıyor ve sonuç olarak, Döviz G.Kore’ye gidiyor. İstihdam sağlıyan olabilir. Ancak büyük resmi görüp bu milletin sadece alın terini kullanmak ne derece doğrudur.

Biz bu işin mühendislik kısmında, pazarlama kısmında, üretim kısmında, finans kısmında kısaca hemen hemen her alanında olmalıyız. Yabancı sermaye ülkemiz için iyidir. Ancak yerli ortak bizim pek üstesinden gelebileceğimiz bir durum değildir. Sermaye ortamına girildiğinde doğal olarak hisseleriniz o oranda azalacak ve şirkette söz hakkınız kısıtlanacaktır. Onun için yerli olmak milli olmak kendi göbeğimizi kesmek şarttır. Devlet yurtdışından alınan paslanmaz çelik ürünlerine vergi getirip bura da sözde üretim yaptırmayı destekler ise burada ki satıcılar zorlanır. Çünkü paslanmaz çelik o firmanın tekeline girer ve adaletimiz yargılanır hale gelir ve hiç kimsenin – kişilerin kurumların inisiyatiflerine merhametlerine ve vicdanlarına bırakılmayacak konular vardır. Paslanmaz çelik sektörünü kimsenin handikabı altına verilmemelidir.

Rekabet iyidir hizmet kalitesini arttırır. Ancak haksız rekabet koşullarına zemin hazırlamamalıdır. Bir gün çok sevdiğim bir servis merkezinin sahibi yarın sende servis merkezi olacaksın, gözlerinde o ışık var dedi. Yani bizim rakibimiz olacaksın neden sana ıskonto yapayım dedi. Ben ona dedim ki ülkemizde servis merkezleri üretim fabrikaları 1 ise 10 olsun 100 ise 1000 olsun ki gelişelim kalkınalım daha çok istihdam daha çok vergi ödeyelim. Ülkemizde işine hakkıyla yapan fabrikalar var, umarım daha da çok olur. Büyük resmi görür. İhracatta rekorlar kırıp kazandığımız dövizi taşa toprağa değil üretime, ağır sanayiye teknolojiye kendimizi ve ülkemizi kalkınmaya geliştirmeye hızlı bir şekilde devam edip, Ekonomik olarak istikrarlı ve muassır medeniyetler seviyesine ulaşırız.